Üsküp | Veni Vici

Makedonya – Üsküp

Üsküp’e adım atar atmaz, mütevazi bir havalimanı sizi karşılıyor. Havalimanından şehir merkezine taksiler tek tarife ile çalışıyor, 20 € gözden çıkarmanız gerek bunun için ya da sizinle beraber merkeze inmeye çalışan birileriyle anlaşıp ücreti bölüşebilirsiniz. Ben, 2018 yılbaşından birkaç gün önce gitmiştim ve şunu söyleyebilirim ki sürekli duyduğumuz Balkanlardan gelen soğuk hava dalgasının kaynağında olduğunuzu hissediyorsunuz.

Makedonya’da Ohrid, Struga, Bitola gibi şehirleri görme imkanınız olursa güzel olur, olmazsa da Üsküp’e zannımca 2 tam gün yeter. Şehir adeta ünlü taş köprünün ortadan ikiye kestiği bir oluşum sergiliyor.

Havalimanından şehir merkezine taksiyle gitmeniz 15-20 dakikanızı alabilir.

En göz alıcı yapı, arkeoloji müzesi. Şehir merkezine inip de görmeme imkanınız yok, buraya girmenizde de fayda var. İçindeki sikke koleksiyonları, balmumu heykelleri oldukça dikkat çekici. Yapının önünde bir tane fotoğraf çektirdim de beni görmeniz biraz zaman alabilir.

İçeriye girdiğinizde dediğim gibi balmumu heykelleri oldukça fazla, kendinizi bir anlığına Eskişehir’deki Balmumu Müzesi’nde hissedebilirsiniz.

 Makedonya Arkeoloji Müzesi, İon sütun başlıklarıyla, devasa yapısıyla sizi türünün ilk örneklerinin yapıldığı VI. yüzyıla götürse de biraz hayal kırıklığı yaratacak bir bilgi vermek zorundayım, bu yapı “Üsküp 2014 Projesi” kapsamında yapılmıştır.

Şehirde attığınız adım başına da bir heykel görmeniz mevcut, metrekare kaçına birkaç heykel düşüyor olabilir 🙂 Bindiğimiz bir takside denk gelen taksici abimiz de bu projeden bahsederek, heykellerin çok kısa bir süre önce turist çekmek amacıyla yapıldığını söyledi. Ve orijinal taş köprünün yanına nehre birden çok köprü eklenerek şehrin siluetine zarar verdiklerinden bahsetti. O öyle söyleyene kadar farklı, sonrasında farklı bakmaya başladım ben. Sanırım haklı. Köprünün bir tarafı ise tamamen Türk mahallesi,

kendinizi resmen Türkiye’de hissetmeniz mümkün. Bu konuda garanti verebilirim. Sokakları ve insanları çok aşina gelebilir. Buralarda alışveriş yapabilecek oldukça fazla hediyelik eşya dükkanı var. Öğle yemeği için biraz ısrarcı olursanız, Türklerin işlettiği Destan adında çok ünlü bir köfteci var. Yer bulmak çok zor ama bulduğunuz zaman muhteşem bir köfte ve 6 liraya yerel biralarından kendinize armağan edebilirsiniz.

Üsküp’te kesinlikle yapmanız gereken şeylerden biri de Milenyum Haçı’nı görmek sanırım. Zira şehrin neresine giderseniz gidin, en tepeden mutlaka bir şekilde dikkatinizi çekiyor. Ancak kaldı ki bu da eski bir yapı değil, 2002 senesinde, hıristiyanlığın bu topraklardaki 2000. yılını kutlamak maksatlı yapılmıştır.

Milenyum Haçı’na gitmenin en eğlenceli ve heyecan verici taraflarından bir tanesi de gidiş yolunuz, buraya teleferik ile çıkıyorsunuz.

Yaklaşık 10 dakika dağın tepesine çıkışınız sürüyor. Burada tüm şehri olduğunu gibi ayaklarınız altına alıp, ilerideki Vodno Dağları’nın manzarasını seyre dalabilirsiniz.




Buradan sonraki durağınız da Üsküp Kalesi olabilir. Kalenin şu anki halinde görülen yapılar 10. ve 13. yüzyıllarına aittir. Bu kale aynı zamanda Üsküp’ün armasında yer alan simgelerdendir. Burada da en az Milenyum Haçı kadar güzel bir manzara sizi bekliyor olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir